Tuesday, May 27, 2008

Migren

Migren yaklasik iki yil oncesine kadar teshisini koyamadigim, epeydir gozumu, beynimi ve basimi agritan bir dert oldu. Teshis ile birlikte yanimda tasimaya basladim anti-migren ilaclari ise yeni bir hayatin baslangici. Oncelikle migreni taniyalim:

Dusman basina bile gelmesini istemeyecegimiz bu illet olay, oncelikle gozlerde keskin agrilar, gormede gecici bozukluk ve basin belirli bolgelerine onceleri kucuk igneler ve daha sonra sert yumruklar siddetinde ritmik baskilar olarak kendini belli eder. Hastanin isiga ve sese duyarliligi asiri yuksek derecelere cikar ve herhangi bir dusunce uretim ani bile muthis aci verici bir hadisenin baslangicidir. Ilerleyen saatlerde asiri terleme ve su kaybiyla birlikte 'azdigini' belli ederek mideye de vurmaya baslayan ve bulanti olusturan (cok agir vakalar haricinde kusma gorulmeyen) hastalik esnasinda hastanin yapabilecegi tek sey kendini karanlik, serin ve gurultusuz bir ortama kapatip 'salteri kapatmak'tir. Genellikle az uyku, fazla icki seanslari sonrasi Azrail gibi cikagelen bu sevimsiz illetin esas cikis kaynagi hala bilinmemekle birlikte, dunyayi ele gecirmeye calisan Marslilardan tutun da beyne giden bazi damarlar uzerinde olusan basinca kadar turlu derecede atmasyon one surulmustur. Fakat butun bu aci dolu saatleri yasamadan once, benim gibi 2 sene oncesine kadar zavalli migren hastasini oynayanlarin bilmedigi ama ogrenir ogrenmez Frodo'nun Yuzugu'nden bile daha degerli bir hazineye kavustugu muhtesem bir oncozum vardir. Bu oncozum icin muthis bir ongoru de gerekmez, kisinin birkac kere migren illetini tatmis olmasi yeter. Bu cozumun adi (anti)migren haplaridir.

Bu muhtesem haplar ormanda on fil gucundeki bir ubermensch'i bile yarim saatte yere devirebilecek cinstendirler. Ozellikle 'avmigren' ismindeki turuncu hap, kimya/ilac sektorune getirdigi alternatif renk, yuvarlak hatlarinin estetik ve temas (dokunus) ozelliklerinin cezbedilicigi, dis katmanindaki boyanin tadinin rahatsiz edici olmaktan ote, hafif tatli bir draje seker kivaminda olmasi ve eczanelerde ucuz ve rahatlikla erisilebilir olmasindan oturu bu sektorde bir adim onde giden bir haptir. Hasta, 'aman geliyorum beynini yicem' diyen migreni ufuk cizgisinde gordugu an bu ilaclardan birini alir, uzerine de siesta tadinda bir uyku cekerse, o zaman sen hayran, ben sana hayran, samanlik seyran, yaradana kurban olunur.

Peki ben nasil oluyor da bir migren oncesi bekarliga veda partisi kivaminda hissederek migren ilacimi yuttugum bu sen gunde, su anda karanlik bir odada 26. ruyami gormek yerine bu satirlari yaziyor olabiliyorum? Iste, migren ilaclarinin yan efektlerinden biri olan 3 numarali 'beni yutup uyumazsan, seni ucurur, ucsuz bucaklara suruklerim' efekt benim su anki haleti ruhiye'mi aciklamakta birebirdir. Bu guzel ilac adami oyle bir hale getirir ki, kafa cok hafif kiyak oldugu gibi dil kuruyarak peltelemeye baslar, degil benim gibi normal biri, rapstar Ceza bile gelse kendisi aninda bir Mesut Yilmaz'a donusur, ayaklarinda hissettigi karincalanma ve prangalanma, ruhunda hissettigi 'Red Bull kanatlandirir' efekti ile oyle bir celisir ki, iki tarafindan cekilerek uzatiliyormus gibi hisseden bunye ne yapacagini sasirir, heyecandan heyecana kosar.

Boyle anlarda hayatin anlami da, ugrastiginiz isin ciddiyeti de ufak kaymalara ugrar. Hayata karsi olan elestirel durusunuz "dunya kenti soylemine yapilan Marksist elestirel bir yaklasim gibi oncelikle kuresellesme teorisini irdelerken, kuresellesmenin dogal bir surec oldugunu iddia eden neo-liberal odakli teorilere karsi, kapitalizmin 1970’lerde girdigi krizden cikmak icin kuresellesme politikalari projeleri kurdugunu" one surebilecegi gibi, Ingiltere'nin Eurovision'da surekli sonuncu olmasinin, sarkilarinin dandikliginden veya ulusal televizyondaki sunuculari Terry Wogan'in bile yarismayla dalga gecmesinden degil de, Ingilizlerin baska hicbir Avrupa ulkesinde genis bir diasporasi bulunmamasindan, yurtdisinda olan Ingilizlerin de ya Rus vb.. hatunlarla kaynasmaya calismasindan, Turkiye'de yaptiklari ucuz tatillerde raki siselerinde kaybolmalarindan ya da bulunduklari yerin 'la France' bile oldugunu hatirlayamayacak kadar sarhos olmalarindan dolayi Ingiltere icin mesaj atacaklari telefonu yanlis kaydetmelerinden oldugunu kavrayabilir bir anda (bunu hic dusunmemistiniz degil mi?). Iste migren boyle bir tad, boyle bir dokudur. Atesle yaklasmayiniz, afiyetle yiyiniz.

2 comments:

basakiper said...

Tek başınıza turuncu migren ilaçları denemeyin ibaresi olsaymış başında.

ömer said...

Hayirdir, istemedigin etkilere mi maruz kaldin, yoksa "paylastikca artan tat" tarzi bir sey mi? =)